Voleybol Plus

Eda: Ulu Önder Atatürk’ün Yanında Adımın Geçmesi Benim İçin Onurdur

Alev Gürsoy Cimin / Posta Gazetesi

Şahane bir kadın o! “Voleybol” deyince akla ilk gelen efsane isim, Eda Erdem Dündar. Hem Fenerbahçe’nin hem Milli Takım’ın kaptanı. ‘En İyi Orta Oyuncu’ unvanını dört kere üst üste kazanan ilk voleybolcu oldu. Durun daha bitmedi… Uluslararası Voleybol Federasyonu tarafından ‘Tarihin En İyi 100 Oyuncusu’ listesine seçildi. Avrupa Şampiyonası üçüncülüğü ardından yakaladım bizim kaptanı. Hem başarılarını konuştuk hem de onu daha yakından tanıma fırsatım oldu. Eda Erdem Dündar’ın hikayesini kendisinden dinleyelim.

Sizi ne kadar tebrik etsem azdır. Koca ülkenin gururu olmak kim bilir ne şahanedir?

Bu bir ekip işi. Bizim işimizde ‘ben’ yok ‘biz’ var! Çok mutluyuz. Ülkemizi temsil etmekten, işimizi doğru ve çok severek yapmaktan, Türkiye’yi yansıtmaktan, temsil etmekten, iyi bir ekip olmaktan gurur duyuyoruz.

Voleybolcu olmak stresli bir iş mi? Bir gününüz nasıl geçer?

Hepimizin ailesi ve özel hayatları var. Sporcu olduğumuz için tabii ki çok daha dikkatli yaşıyoruz. Haftalık programlarımız oluyor, maç yoğunluğuna göre idman temposunu ayarlıyorlar. Eğer hafta sonu maç varsa hafta içi en az üç gün çift antrenman yapıyoruz. Maç haftalarında sabahları iki kez fitness, akşamları da genelde top idmanı oluyor. Yorucu geçiyor ama bizim mesleğimiz olduğu için çok sıkıntı değil. Nasıl insanlar 08.00-18.00 çalışıyorsa bizim için voleybol da aynen öyle. 

YEDİ ÇOCUKLU BİR AİLENİN ALTINCI KIZIYIM

Nasıl bir ailede büyüdünüz?

Yedi çocuklu bir ailenin altıncı kızıyım. Beş ablam, bir erkek kardeşim var. Mutlu bir aile apartmanında büyüdüm. Çocukluğum hep sokakta oyun oynayarak geçti. Keyifli ve rahat bir çocuktum, zaten 13 yaşında voleybola başlayınca hayatım değişti, ailem de beni destekledi. Boşnak’ız biz, annem ve babam Karadağlı. 18’li yaşlarda buraya gelmişler ve evlenmişler. Sırasıyla ablalarım doğmuş. Ablalarımın hepsi ev hanımı ve hepsinin de ikişer çocuğu var, çocuk bakıyorlar. “Yaşın ilerliyor. Geç kalıyorsun, sıra sende” diyorlar ama tabii ben voleybola devam.

10 SENEDİR EVLİYİM VE İŞİM YÜZÜNDEN HİÇ PROBLEM YAŞAMADIK

Yoğun sporcu olmak özel hayatınızı nasıl etkiliyor?

Hiç etkilemez çünkü ona göre bir yaşantım var. Profesyonel sporculuk; özel yaşantınıza, yediğinize, içtiğinize dikkat etmeniz gereken bir meslek ve bir hayat biçimi. 10 senedir evliyim ve eşimle işim yüzünden hiç problem yaşamadık. Eşim hep en büyük destekçimdi. Önceliğim hep voleybol ve spor olmasına rağmen… 

Eşiniz spor dünyasından değil diye biliyorum. Doğru mu?

Doğru. Bilişim sektöründe çalışıyor. Sadece lise yıllarında basketbol oynamış. Spor geçmişi olduğu için gayet iyi anlaşıyoruz. Zaten kendisi de sıkı bir taraftarımız. (Gülüyor)

Bu kadar başarılı bir kadının eşi olmak zor mudur?

Bence hiç değil. Kocamın desteği olmadan bu kadar başarılı olamazdım. Bu yaz dört ay gibi bir süre birbirimizi çok az görebileceğimizden bahsettiğimde bana “Bu senin hayatın, ben seni sonuna kadar destekliyorum. Sen ne istiyorsan o şekilde ilerleyeceğiz, ben hep seninleyim” dedi. Onun desteği benim için büyük bir şans.

EŞİMİN SOSYAL MEDYA HESABI BİLE YOK

Ön planda olduğunuzdan rahatsız olmaz mı?

Ben işimle ön plandayım. Bundan neden rahatsız olsun ki? Dikkat ederseniz eşim hiç ön planda olmayı sevmez, onu hiçbir yerde göremezsiniz. Sosyal medya hesabı dahi yoktur, kamera karşısında olmayı hayatta sevmez. Her zaman perdenin arkasında kalmayı tercih eder. 

BAŞARILI BİR SPORCU OLMAK İÇİN KENDİNİZİ SADECE İŞİNİZE ADAMALISINIZ 

Çocuk düşünüyor musunuz?

Bu yoğunlukta çok zor ama isterim. Bu tempoda başarılı bir performans göstermek istiyorsanız kendinizi sadece buna adamalısınız ama çocuk büyük sorumluluk ve ben çocuğum olursa onu bırakamam. Sürekli onunla olmak isterim. (Gülüyor) Ancak şu an voleybol oynamak istiyorum. Çünkü voleybol benim hayatım, her şeyim, onsuz bir Eda düşünemiyorum. Elbette bir çocuğun yerini dolduramaz ama bir köpeğimiz var, onunla meşgulüz. Bir erkek bir de kız çocuğum olsun çok isterim.

BENİM İÇİN İSTİKRAR ÖNEMLİ ŞIMARMAK BANA GÖRE DEĞİL

‘En İyi Orta Oyuncu’ unvanını dört kez üst üste kazanan ilk voleybolcu oldunuz. Uluslararası Voleybol Federasyonu tarafından ‘Tarihin En İyi 100 Oyuncusu’ listesine seçildiniz. Böylesine büyük başarılar sizi hiç şımartıyor mu?

Şımarmak asla bana göre değil. Yaptığım işi çok seviyorum ve sahipleniyorum. Benim için istikrar çok önemlidir. Hep istikrarlı bir sporcu olmaya çalıştım. Voleybol bir yerde bitecek ve yaptığınız işler konuşulacak. Arkamda iyi bir geçmiş bırakarak emekli olmak isterim. 

ŞU AN OLDUĞUM YERDEN DAHA İYİSİ OLMAZDI

Filenin Sultanları’ndan biri olmasaydın bugün ne iş yapıyor olurdun?

Bundan daha iyisini düşünemiyorum. Şu an olduğum yerden daha iyisi olamazdı. 13 yaşındaydım voleybola başladığımda ama basketbolcu olmak istiyordum. Bugün 34 yaşındayım. Sanırım spor dışına bir mesleğim olmazdı. 

SMAÇ VURAMADIĞIM GÜNLERİ HATIRLIYORUM DA BUGÜNLERE GELECEĞİM AKLIMIN UCUNDAN BİLE GEÇMEZDİ

Bir gün isminizi tarihe yazdıracağınız aklınıza gelir miydi?

Aklımın acundan bile geçmezdi. Voleybolcu olacağımı bile bilmiyordum. Keyif için başlamıştım voleybola. Daha smaç bile vuramadığım dönemleri hatırlıyorum. O günlerden bugünlere geleceğimi hiç tahmin etmezdim ama çok çalışınca ve inanınca oluyor.

ULU ÖNDER ATATÜRK’ÜN YANINDA İSMİMİN GEÇMESİ BENİM İÇİN ONURDUR

Tarihe geçen ikonik fotoğrafınızın hikayesini konuşmadan olmaz. 

Benim için ömürlük bir hatıra. Federasyonumuzun fotoğrafçısı Bülent Mert’in elinden çıktı. Fotoğrafı gördükçe mutlu oluyorum. Sosyal medyada da çok konuşuldu. Ulu Önder Atatürk’ün yanında ismimin geçmesi benim için onurdur. 

EBRAR, DELİ DOLU VE YETENEKLİ BİR SPORCU

Son dönemde Ebrar Karakurt çok konuşuluyor. Ebrar’ın ekstra performansını neye bağlıyorsunuz?

Çok deli dolu, yetenekli ve gelecek vaat eden bir sporcu. Şansını iyi değerlendiriyor ve önü çok açık, çok başarılı.

VOLEYBOLU FUTBOLLA YARIŞIR DURUMA BİZ GETİRDİK

‘Hangi iyi başarıyı getirirseniz getirin insanların gözünde futbol hep bir adım önde olacak’ algısı kırıldı mı?

Bu sene olimpiyatlarla beraber bu algıyı değiştirdik. Voleybolu hiç bilmeyen, bizi tanımayan, hiç izlememiş insanlara bile hitap etmeye başladık. Voleybolu futbolla yarışır duruma biz getirdik. Gelen reytingler, aldığımız yorumlar, gördüğümüz ilgi bunu gösteriyor. Futbol tabii ki ayrı bir dünya, oraya yetişmek o algıyı kırmak çok kolay değil ama bence biz ateşi yaktık. Herkesin kalbine, gönlüne dokunduk.

VOLEYBOL BENİ BIRAKMADIĞI SÜRECE BEN ONU BIRAKMAYACAĞIM

Günün birinde voleybolu bıraktığınızda neler yapmayı planlıyorsunuz?

34 yaşındayım ve oynayabildiğim kadar voleybol oynamayı istiyorum. Zaten üç yıllık sözleşme imzaladım. Bu üç yılı sağlıklı bir şekilde bitirmek istiyorum. Voleybol beni bırakmadığı sürece ben onu bırakmayı düşünmüyorum. Bu benim hayatım. Aktif kariyerim bitince de sporun içinde kalmak istiyorum. Bu bir yöneticilik veya antrenörlük olabilir.

Mutfakta da voleybolda olduğu kadar başarılı mısınız?

Harikayım. Yemek yapmayı çok seviyorum. Ütü yapmayı hiç sevmem ama çok iyi yaparım. Ev temizliğinde iyiyimdir. Toz almaya bayılırım. 

İlgili Haberler

Voleybol, Akif Üstündağ’a teslim ediliyor

admin

Furkan Aydın: Bolu’da takım oluyoruz

admin

Osman Çarkçı: Bir tek olimpiyat altınımız eksik

admin

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Ediyorum Devamını Oku...

Gizlilik & Çerez Politikası