Gizem Örge: Sporun kariyer olarak görülmesinde kadın voleybolunun rolü büyük

Global spor markası PUMA ve önde gelen spor dergisi Socrates iş birliği ile gerçekleştirilen YouTube programında milli sporcular Gizem Örge, Didem Karagenç ve Sevgi Uzun’un yanı sıra spor spikeri Çağıl Özge Özkul ve şef Yaren Çarpar bir araya geldi. Sohbet boyunca sporun ve üretimin erkek egemen kabul edilen alanlarında var olmanın zorlukları, görünürlük mücadelesi ve başarıyla birlikte değişen algılar masaya yatırıldı.

Moderatörlüğünü Spor Yazarı ve Yayıncısı Banu Yelkovan’ın üstlendiği YouTube programında konuklar; kadınların yalnızca kendi alanlarında başarı elde etmekle kalmadığını, aynı zamanda kendilerinden sonra gelen kuşaklar için de yeni yollar açtığını vurgulayarak mücadele, dayanışma ve görünürlük üzerine güçlü mesajlar verdi.

“Dezavantajlar beni durdurmadı”

Milli futbolcu ve aynı zamanda Beşiktaş Kadın Futbol Takımı Kaptanı Didem Karagenç, kadın olarak en önemli ortak paydalardan birinin mücadele olduğunu vurguladı. Çocuk yaştan itibaren kendini kanıtlayabileceği seçimlere yöneldiğini ifade eden Karagenç; “Lisanslı sporcu olmam biraz gecikti; çünkü o dönemde kadın futbolu yaygın değildi ve ben takım bulamadım. Bu dezavantaj olarak görülebilir; ancak dezavantajlar beni durdurmadı. Şu anki konumuma gelebilmek için çok çalışmam gerekiyordu. Çok çalışarak yolumuza devam ettik” dedi.
Kadın futbolunda gelişmenin ve başarının, görünürlük ve hak kazanımı konusunda belirleyici olduğunu dile getiren Karagenç, bu alandaki başarının artmasıyla, kadınların sesini daha fazla duyuracağını ve haklarını daha güçlü talep edebileceğini belirtti.

“Sporun kariyer olarak görülmesinde kadın voleybolunun rolü büyük”

Milli voleybolcu Gizem Örge ise, spora ilk başladığı yıllarda karşılaştığı zorlukların zaman zaman kendisini yorduğunu; ancak bu sürecin aynı zamanda önemli bir öğrenme deneyimi olduğunu anlattı. Yaşanan güçlükleri nasıl yönetmesi gerektiğini zamanla öğrendiğini ve bu süreci avantaja çevirmek için büyük çaba gösterdiğini belirten Örge, sporun bir kariyer yolu olarak kabul görmesinde kadın voleybolunun önemli bir rol oynadığını söyledi.

Örge, “Geçmişte aileler için spor; okul hayatıyla birlikte yürüyebilecek bir alan olarak görülmüyordu. Ama elde edilen başarılar sayesinde birçok aile ve çocuk bu konuda motive oldu” dedi.

Kadın voleybolunun son yıllardaki büyük başarısına da değinen Örge, bunun tek bir jenerasyonun ya da bireysel bir başarının sonucu olmadığını vurguladı. Uzun yıllara yayılan bir planlama ve emek olduğunu belirten milli voleybolcu şöyle konuştu: “2003 Avrupa Şampiyonası’ndan bu yana federasyonumuzun doğru adımları ve yapılan yatırımların sonucu voleybolda önemli başarılar elde edildi. ‘Filenin Sultanları’ ismi de o turnuvadan geliyor. İlk Avrupa şampiyonluğumuzu 2023’te kazandık ama arkasında yaklaşık 20 yıllık bir emek var.”

“Potanın Perileri yeniden yükseliyor”

Kadın basketbolunda yeni bir jenerasyonun yükseldiğini söyleyen milli basketbolcu Sevgi Uzun ise milli takımın yeniden önemli hedeflere doğru ilerlediğini belirtti. Uzun, “Bir jenerasyon değişimi yaşadık ve bu süreçte zaman zaman zorlandık. Ancak yeni kurallar ve genç oyuncuların aldığı sorumluluklarla birlikte yeniden yükselişe geçtik. Avrupa Şampiyonası’nda önemli sonuçlar elde ettik. Önümüzde Dünya Kupası elemeleri var ve uzun vadede olimpiyatlar da hedeflerimiz arasında” dedi. Sevgi Uzun ayrıca sözlerine; “Ayrıca benim WNBA’de oynadığım çok az biliniyor. 2 sezon oynadım, üçüncü sezona gideceğim bir yer. Herkes izleyebiliyor ama WNBA’i bu kadar takip eden bir ülke değiliz henüz. Basketbolun yükselmesiyle oraya da ilgi artacaktır. Umarım Alperen akla gelince Sevgi de yükselmeye başlar.” diye sözlerini tamamladı.

“Gastronomide var olmak isteyen kadın ekstra mücadele veriyor”

Konuklar arasında bulunan ünlü Şef Yaren Çarpar da gastronomi sektöründe kadın olmanın zorluklarına değindi. Çarpar, başlangıçta insanların bu fikre biraz şaşırdığını ancak zamanla kabul ettiklerini belirtti. Çarpar sözlerini şöyle sürdürdü: “Bana sorarsanız ocakbaşı o kadar eril bir alan değil. Biz buna ‘ateşbaşı’ diyoruz ve klasik ocakbaşı anlayışından farklı bir sistem kurduk. 15 yıldır aşçıyım ama ocakbaşında ustadan fikir almak ya da ona öneride bulunmak hâlâ her zaman kolay olmuyor.”

Fiziksel ve mental olarak yoğun bir tempo gerektiren bu alanda kadınların var olabilmek için çoğu zaman ekstra mücadele verdiğini belirten Çarpar, stres yönetiminin de zorluğuna vurgu yaptı. Çarpar, “Var olabilmek için mücadele ettiğimiz ve gerektiğinde sesimizi yükseltmek zorunda kaldığımız anlar oluyor. Erkek iş konusunda bir tepki verdiğinde ‘normal’ karşılanırken, kadın bu tepkiyi verirse, çoğu zaman farklı yorumlanabiliyor.” dedi.

“Spor spikerliğine başladığında kendimi sürekli anlatmak zorunda kalıyordum”

Spor medyasında kadın olmanın çok katmanlı bir mücadele gerektirdiğini söyleyen spor spikeri Çağıl Özge Özkul ise, kariyerinin ilk yıllarında spora olan ilgisini ve bilgisini sürekli kanıtlamak zorunda kaldığını anlattı. Özkul, “Spor spikerliğine başladığımda kendimi sürekli anlatmak zorunda hissediyordum. Erkek meslektaşlarım için durum daha farklı idi. Onların sporu bildikleri varsayılıyor. Kadınlar için çoğu zaman güzellikle ilişkilendirilen bir algı oluyor. Zamanla bunun biraz değiştiğini görmek sevindirici.” dedi.

Bu süreçte zaman zaman farklı deneyimler de yaşadığını ifade eden Özkul, “Bazı mikrofonların sadece yetkinlik nedeniyle değil, başka sebeplerle de elimden alındığını düşündüğüm zamanlar oldu.” diye konuştu. Özkul, son yıllarda bu nedenle kamera arkasındaki üretime ve içerik geliştirme tarafına daha fazla odaklandığını da sözlerine ekledi.

İlgili Haberler

Oturarak Voleybol Ligi’nde 1. etap tamamlandı

admin

Ziraat Bankkart’a ödül

admin

Eczacıbaşı VitrA’dan “Dünya Emoji Günü” paylaşımı

admin

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Ediyorum Devamını Oku...

Gizlilik & Çerez Politikası