Voleybol Plus

Şampiyonlar Ligi değerlendirmesi

Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finalleri’ne üç gün kala ev sahibi İtalyan Imoco Volley Conegliano,Eczacıbaşı Vitra,Vakıfbank ve Rus ekibi Dinamo Moskova’yı analiz ettik.Büyük heyecana geri sayım devam ederken,takımlar son hazırlıklarını sürdürüyor.

Eczacıbaşı sezonu Dünya Şampiyonluğu’yla açarak rakiplerine göz dağı vermişti. Kurduğu 50.Yıllarına yakışan kadro adeta “Yıldızlar Topluluğu”ydu. Sezon içinde ligde işler beklenildiği gibi gitmese de önlerinde 2 büyük turnuva bulunuyor.Turuncu Beyazlılar’ın sıradaki hedefi sezonu 2 sene önce yaptıkları gibi dubleyle kapatmak. Bunun için kadro derinliği konusunda set başına 0.8 blok ile takımın bu alanda en iyisi olan Thaisa’nın yokluğu hissedilecek de olsa,Boskovic ve Kosheleva’nın öldürücü hücum gücü CL sezonu boyunca tam 290 sayı olarak Eczacıbaşı hanesine yazıldı,ek olarak alışılmışın dışında bir tekniği olan Amerikalı orta oyuncu Adams’ın tek ayak organizasyonları rakip blokları oldukça zorlayacak gibi gözüküyor.
Bu durumda Maja’nın rakip blokları dağıtabilmesi adına iyi manşet getirme konusunda Larson-Gülden ikilisine iş düşüyor çünkü rakiplerin servis kurgusu Kosheleva’yı mental ve fiziksel olarak oyundan düşürmek üzerine olacaktır.İstatistikler de Koshe’nin takımın en çok servis karşılayan oyuncusu(225) olduğunu gösteriyor.Ayrıca Türkiye Ligi Finalleri’nde Neslihan ve Boskovic’in arka arkaya attığı smaç servisler, Fenerbahçe defansını oldukça yıpratmışken en büyük merak konularından biri Barbolini’nin sahaya nasıl bir kadroyla çıkacağı. Çünkü karşısında sezon boyu 4 kere mağlup olduğu Vakıfbank’ın analizini,ezberini bozmak;kazanmak için kesinlikle önem arz ediyor. Thaisa’nın sakatlığı sonrası sergiledikleri kenetlenmiş görüntü ve kadro kalitesi Eczacıbaşı için olumlu faktörler iken,ligde oynadıkları altın set ardından psikolojik olarak sahada nasıl bir oyun göreceğiz merak konusu.

Vakıfbank’ın önemli silahlarından biri her zaman dersine iyi çalışan bir teknik kadro. 14 kişilik kadrodaki her ismin yeri geldiğinde sahada işleri değiştiren roller üstlenebilmesi de Sarı Siyahlılar’ı başarılı yapan faktörlerden çünkü bu seviyedeki bir oyunda ikili değişikliklerden çok daha fazlası gerekebiliyor işler yolunda gitmediğinde ibreyi döndürmek için. İstatiklere bakıldığında 122 sayıyla Zhu’yu 121 sayıyla Lönneke takip ediyor;Zhu aynı zamanda takımın en çok servis karşılayan smaçörü(156) ve muhtemelen finallerde de bu yüzde değişmeyecek. Set başına 1.1 blok yapan Rasic’in sakatlıktan nasıl döneceği ise dengeyi değiştirecek bir diğer faktör.
Vakıfbank’ın her zaman belli bir çizgide olduğunu görebiliyoruz,uzun senelerdir Dörtlü Finallerde olmak gerçekten ülke voleybolumuz adına da büyük başarı. Fakat Vakıfbank’ın uzun süredir en büyük handikapı,final maçları. Geçtiğimiz sezonlarda son dörde gelene kadar Dinamo Kazan,Zürih,Fenerbahçe gibi rakiplerine göz açtırmayan Vakıf’ın telafisi olmayan maçlarda kendi oyununu oynamakta,çözüm bulmakta zorlandığını görüyoruz. Üstelik ligden elenmelerinin ardından doğan Cev Kupası’nda oynama ihtimali,yıllardır lig finalindeki yerini kimseye kaptırmayan Sarı Siyahlılar’ın performansında dalgalanma yaratabilir.Bu döngüyü kırmayı başardıklarında şüphesiz ki her zamankinden daha da tehlikeli olacaklar çünkü Zhu Ting’in Avrupa arenasında “büyük” oynayacağını düşünüyorum. Galatasaray serisindeki Vakıf’ın kazanması çok zorken Volero Zürih serisindeki takımın çizdiği görüntü taraftarlarına büyük umut veriyor. Çok ayrı iki Vakıfbank izlediğimiz bu iki haftanın ardından nasıl bir reaksiyonla dönecekler tahmin etmek gerçekten kolay değil.

İki ekibin sezonun geri kalanında Türkiye Ligi ve Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda da karşılaşacaklarını düşünürsek,bu “El Classico” diğerlerinden çok daha anlamlı ve zorlu mücadeleye sahne olacak gibi gözüküyor. Kadın sporlarında mental gücün ne kadar önemli olduğu çok açıkken kazanmak yolun geri kalanı için de avantaj sağlayacak. Bu baskıyı daha iyi yönetebilen ve kırılma anlarında daha az hata yapan taraf,kupanın bir ucundan tutacaktır.

Geçen sezon dördüncülüğü kesin gözüyle bakılan Pomi’nin şampiyonlukla taçlanan masalının ardından İtalyan takımlarının asla küçümsenemeyeceğine bir kere daha tanık olmuştuk. Büyüleyici atmosferini arkasına alıp kaybedecek bir şeyi olmayan her takım gibi kendine güvenen bir İmoco’nun sürprizler yaratması olası. Takım, bir dönemin yıldızları Ortolani,Barazza,Costagrande gibi tecrübelerin yanısıra Bricio,Robinson,De Kruijf gibi 90 jenerasyonunun sıçrama gösteren isimleriyle güzel bir harman oluşturmuş durumda. Nicole Fawcett takviyesiyle bir tık daha yükselen İmoco ev sahipliğini üstlendiği için 6’lı play-off oynamadan Dörtlü Finallerde boy gösterecek. Takımın servis yükünü diğer ekiplerin aksine libero De Gennaro çekiyor,bu biraz da öne çıkan oyunculara kıyasla daha dağılan bir oyun oynandığının göstergesi. İtalya’da geleceğin Lo Bianco’su olarak gösterilen Malinov da gerek servis stili gerek de akıllı oyunuyla görev aldığında rakipleri zorlayabilecek bir pasör.Dikkat çeken bir diğer unsur ise CL serüveni boyunca hem set başına 1.1 blok istatistiğiyle hem de 65 sayısıyla takımdaki en skorer ve en iyi blokçu olan tanıdık bir isim,Robin de Kruijf. Orta oyuncuların her turda top öldürmesi,blokların ezbere köşelere kurulmamasını sağladığı için özellikle pasörün ön pozisyonda olduğu ikili hücum turunda büyük avantaj. İtalya Ligi’ni 10 puan farkla lider kapatan Mavi Panterler,aylar öncesinden yapılan hazırlıkları madalyayla taçlandırma peşinde,Dinamo Moskova karşısında işleri oldukça zor da gözükse,kürsü ihtimal dahilinde.

Dinamo Moskova sezon başında Zürih’in olduğu grupta bile açık ara favori konumunda değilken şu an Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu için önemli adaylardan. Oldukça yakından tanıdığımız oyunculardan kurulu Rus ekibi,Dinamo Kazan’dan sonra bir kez daha şampiyonlukla eve dönmek için sahaya çıkacak. Uzun boylu,öldürücü hücum gücü yüksek,servis karşılama zaafı olan,2 yabancılı tipik bir Rus takımı görüntüsü çiziyor Moskova. Şayet turnuva Rus takımı için mutlu sonla bitecekse eğer; Poljak,Goncharova ve De La Cruz üçlüsü kesinlikle bu filmin başrolleri olacaktır. Tam 232 servis karşılayan Sherban ve Rus milli takımının yükselen yıldızlarından,%51 hücum yüzdesiyle katkı veren Fetisova ise önlem alınması gereken diğer oyuncular. Sezon boyunca hiç eşleşmemiş olmak Pazar günü Türk takımları için dezavantaj yaratabilir. Moskova’yı yenmek isteyen takım öncelikle manşetçileri alanından çıkaracak, harekete zorlayan iyi servisler atmalı;kısa plaseler,blok-outlar ve orta oyununu canlı tutan bir kurguyla uzun blok ve defans oyuncularını yormalı diye düşünüyorum. Şayet aksi takdirde,Maja Poljak’ın hırsına senelerce tanık olmuş,De La Cruz’un Eczacıbaşı’yla geçirdiği rüya sezonu görmüş ve biraz Rus Milli Takımı’nı izlemiş herkes Moskova’nın temsilcilerimizi zora sokacağı konusunda hemfikir olacaktır.

Bir sezonun başında tüm takımların hedefi;ekipçe en iyisini yapabilmek,sezonu en iyi konumda bitirebilmek, tarihin sayfalarına iz bırakabilmek oluyor. Şimdi yine bunun için 4 takım yolun sonunda,Şampiyonlar Ligi’nin Dörtlü Finalleri’nde kozlarını paylaşacak. Voleybolseverleri şüphesiz çok mutlu edecek bir haftasonu bekliyor ve son yılların belki de en yüksek kaliteye sahip takımları sahada olacak. Pazar günü kürsünün 1. Ve 3. basamağında yer bulmak dileğiyle…

Aslı İleri

İlgili Haberler

Vahit Emre Savaş, Rüya Takım’da!

admin

20. haftanın açılışı İnegöl’den

admin

Maja: Finali iple çekiyoruz

admin

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Ediyorum Devamını Oku...

Gizlilik & Çerez Politikası