Voleybol Plus

Motta’nın dönüşü ve derbi üzerine…

    2000’li yılların başları,rekabet yeni başlıyor. Eczacıbaşı genç;rakipler güçlü. İlk defa duyduğumuz çok isim var, Naz,Büşra,Merve,Neriman… Takımın başına bir Brezilyalı geliyor. Lig Brezilyalılara alışık ama,o ismin bir gün ülkeye en büyük başarıları armağan edeceğini,o güvendiği küçük kızların yıllarca Milli formayı sırtlayacağını henüz kimse bilmiyor. Eczacıbaşı belki tarihinin en genç takımıyla;Stacey Gordon,Nancy Metcalf gibi büyük profesyonellerle,Esra Gümüş,Gülden Kayalar gibi Türk voleybol tarihine iz bırakacak efsanelerle Cengiz Göllü’nün Beşiktaş’ını,Neslihanlı Vakıfbank’ı geçip şampiyon oluyor.Top Teams Kupası’nı üçüncü tamamlıyor.Onun vedasının hemen ardından meyvelerini Şampiyonlar Ligi’nde Tenerifeli,Bergamolu,DeLa Martinuslu yıllarda Dörtlü Final oynayarak alıyor. Olabiliyor… En iyi kadro değil belki ama en iyi takım olarak yapabiliyor bunu.

    Sene 2012, tarihimizin en güzel dönemlerinden birini yaşadığımız dönemlere denk geliyor. Ne tesadüf ki Milli Takımlar yine aynı isme emanet. Yıldız Milli Takım Avrupa ve Dünya Şampiyonu;Genç Milli Takım Avrupa Üçüncüsü,A Milli Takım Olimpiyatlarda… Ruslar bize 3-0 yeniliyor,Jaquelineli,Thaisalı Brezilya’ya kafa tutuluyor;Dünya sıralamasında üst basamaklara üçer beşer tırmanıyor Türk voleybolu. Olabiliyor…

    “Hiçbir başarı tesadüf değildir.” derler. Kazanmak da başarmak da çok basit ve inanılmaz karmaşık denklemler. Ama Morco Motta bu işi iyi biliyor. Onunla büyüyen altyapı oyuncuları Sultanlar Ligi’nde birçok takımda forma giyiyor şimdi. Teknik ekibindekiler çok daha büyük rollerde. Oyuncusunu sahada yetiştiren;kazanmayı kaybetmeyi puana endekslemeyen;adeta bir usta gibi gençleri biçimlendirip büyüten Motta’yı çok özlemişiz.
    ———–

    Henüz çok erken de olsa,Barboli’nin yıkıntılarını kısa zamanda tamir edebildiği ortada.Tek maça göre değerlendirme yapmak ya da yargıda bulunmak hiçbir zaman gerçek sonuçları getirmiyor ama Marco Motta ülke voleybolu ve Eczacıbaşı için ne denli büyük bir şans olduğunu bir kez daha gösterdi. 26 Kasım 2016’dan beri Vakıfbank’la oynadığı yedi maçın tamamından mağlup ayrılan Eczacıbaşı;tüm bunların ardından gençleşen kadrosuyla rakibine set dahi vermediği maçta son seti de 25-9 kazandı.

    Teknik ekibin payı büyük. Şayet geçen yıl tecrübe ve “isim” olarak daha görkemli bir kadro olan Eczacıbaşı,özüne dönmenin ilk meyvesini iki derbi maçından da puan kayıpsız ayrılarak aldı ve rakiplerine sezonun geri kalanı için gözdağı verdi.

    Mottanın takımı,Vakıfbank gibi uzun bir takımı sadece bir blokta tuttu,Zhu Ting’i %25’le hücum ettirdi;diğer tüm skor yollarını tıkamayı başardı. Guidetti maç sonu “Bize voleybol dersi verdiler.” diyerek bu olanları tüm açık sözlülüğüyle aktardı.

    Aynı zamanda bir diğer parantez açılması gereken isim kesinlikle Ognjenovic’ti,maç boyu rakip bloklar her noktayı takip etmeye mahkum oldu;attığı pasların gideceği yeri tahmin etmek çoğu sette Rasic ve Kübra’ya sıkıntı yarattı. Hücumu da hiçbir oyuncuya yıkmadı. Herkes heybesi kadar yükü sırtlanınca işler de oldukça kolaylaştı.

    Eczacıbaşı’nda bir diğer dikkat çeken hat çok iyi servis karşılayan Larson-Meliha-Simge üçlüsü oldu. Fenerbahçe’de çok az forma şansı bulan;büyük maçların hiçbirinde ilk altı çıkamayan Meliha İsmailoğlu’nun yükselen grafiği Milli Takım için de umut vaad ediyor. Geçtiğimiz sezonki performansa kıyasla üstüne adeta “sihirli değnek” değmiş gibi. Ezgi Dilik de,Beyza Arıcı da,Hande Baladın da süre aldıklarında kendilerinden bekleneni şimdilik veriyor. Bu isimlere ilerde ne kadar büyük iş düşeceğini göz önünde bulundurduğumuzda da bu forma rekabeti A Milli Takımın ev sahipliğinde düzenlenecek 2019 Avrupa Şampiyonası için olumlu sinyaller anlamına geliyor.

    Eczacıbaşı’nda son büyük tebrik de hala fırtına gibi esmeye devam eden Boskovic’e.Hep ”Milli Takım’daki Boskovic nerde?” diye sorduran genç yıldız,iki büyük sınavdan da başarıyla çıktı bu sezon. Gördük ki,oyun ona yığılmayınca,Sırbistan’daki gibi top dağılımı takıma bölünmüş şekilde gerçekleşince onun gücü daha da ortaya çıkıyor.

    ——

    Fenerbahçe ise her sezon başında “Bu sefer öyle olmayacak” diyen herkesi haksız çıkarıyor. Takım çok düşük bir yüzdeyle manşet alıyor,iki pasör çaprazıyla oynuyor,Kim’den yoksun ama yine de bir yolunu bulup kazanıyor.
    Kaptan Eda Erdem burada büyük pay sahiplerinden. Galatasaray maçının dördüncü setinde takımı 12-8 geriye düştüklerinde topladı;bir şeyler anlattı ve skor önce beraberliğe geldi sonra galibiyete 3-1 uzanıldı. Bunun gibi nicesi yaşanıyor senelerdir. En büyük,en unutulmaz olanı geçen yılki Eczacıbaşı maçı. Onun hiçbir zaman kaybetmeyi kabul etmeyen ve birleştirici kaptanlığı fark yaratıyor hep.

    Jan de Brandt takıma yeni katıldı belki ama takımın sağ kolları yardımcı antrenörler ve teknik ekibin büyük kısmı aynı kaldı. Bu da hem yeni bir havayı hem de eskinin verdiği güveni beraberinde getiriyor. Fenerbahçe,hala iki maç üst üste aynı kadroyla çıkmayan rakibine oranla rotasyondan çok uzak. Sadece lig sonuncusu Halkbank karşısında yedek ağırlıklı oldular,diğer tüm maçlarda ikili değişiklikler dışında radikal altıları denemek yerine kısa zamanda üç puanı alıp oyunu bitirmeye odaklı oynadılar.

    Takım henüz iyi servis atan bir takımla oynamadı,iki kişiyle servis karşılamak gerçekten kolay değil. Üstelik bunu bir aydır ilk kez aynı sahayı paylaşan oyuncularla yapıyorsanız hiç kolay değil ama şimdilik başarısız oldukları söylenemez. Bu maçta muhtemelen Jerkov oynamayacak da olsa Natalia’nın sakatlıktan yeni yeni çıktığını göz önünden bulundurmalı.Eczacıbaşı çok iyi servis atmadı belki ama rakibine oranla çok daha sağlam bir servis karşılama hattı var. Bu noktada da uzun servis serileri yakalayıp durumu eşitlemek kesinlikle galibiyetin anahtarlarından.

    Öte yandan Tomkom da Ognjenovic gibi oyunu okuyan pasörlerden. Maçtaki yabancı tercihi merak konusu ama pasörlerin yönettiği bir maç her zaman daha keyifli oluyor. Tomkom’un Tayland gibi kısıtlı kadrosu olan bir takımı devler karşısında sadece kurduğu oyunla ayakta tuttuğu birçok maç izledik;Ognjenovic’in son Olimpiyat madalyası muhtemelen evinin en güzel yerinde asılı. Hal böyle olunca bu büyük rekabet rakip orta oyuncuları bir hayli zorlayacak. Köşe oyuncuları yer göstermek;defansçılar doğru noktada beklemek için çaba harcayacak.

    Polina Rahimova Sarı Lacivertlilerin yıllardır hasretini çektiği “baskın çapraz”dı. Sayı yükünü de şimdiden sırtlamış durumda. Hemen her maçı 20 sayı bandında tamamlıyor ve dört numaradan oynamasına rağmen hiç de fena değil. Ama Galatasaray karşısında da Vakıfbank karşısında da Boskovic gibi sivrilen bir performans yansıtamadı henüz.Bu yüzden Zhu Ting’i bile %25’te bırakan Eczacıbaşı karşısında “büyük” oynaması gerekiyor.

    Takımın son hücum kalesi Natalia Perreira,geri döneli çok olmadı ama iyileştiği belli,top oynamayı özlemiş bir görüntü çizdi. Bıraktığı yerden devam ediyor. Kaptanı olduğu Brezilya Milli Takımı’nda da genç bir kadroyla önemli bir şampiyonluk elde etti. Tüm yıldız isimler gibi önemli maçlarda iyi oyun oynama ilkesine sahip isimlerden o da. Yeon Koung Kim’in varlığında sazı eline alıp ligin En İyisi seçilmesi başka türlü de mümkün olamazdı zaten.

    Ezgi Dağdelenler ve Damla Çakıroğlu’nun performansı gelecek için çok önemli.İki yedek smaçörün varlığında, birinin pozisyonunu değiştirmek ve iki kişi servis karşılamak pahasına iki pasör çaprazıyla oynayan Fenerbahçe izliyoruz. Takımın servis karşılama sistemi çöktüğü anda kazanmak her zamankinden çok daha zor olacak ve burada bu ikilinin sorumluluk alıp ekibe yardım etmeleri şart hale gelecek.

    İki takım arasındaki son maç senelerce unutulmayacak bir mücadeleye sahne olmuştu. Altın set,14-10,mucize… Eczacıbaşı Vakıfbank’a bir kez daha 2-0’dan maç vermeyerek ilk rövanşı almayı başardı,bugün ise karşılarında onları Türkiye Kupası ve Lig Şampiyonluğu’ndan eden Fenerbahçe var. Umarım o haftalardır görmek istediğimiz uzun,kopmayan maç bu maç olur.

İlgili Haberler

Rabadzhieva resmen Fenerbahçe Opet’te

Aslı İleri

İsveç Voleybol Federasyonu’ndan, TVF Başkanı Üstündağ’a ziyaret

Murat Yücekök

Eda Erdem Dündar: “2020 Olimpiyatları’nda yer almak isterim!”

Aslı İleri

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Ediyorum Devamını Oku...

Gizlilik & Çerez Politikası