Voleybol Plus

Maç Önü | Galatasaray-Eczacıbaşı VitrA

Derbi zamanı! Vestel Venus Sultanlar Ligi’nin üçüncü haftasında ilginç eşleşmelere sahne olacak Galatasaray-Eczacıbaşı maçı var. 18.30’da başlayacak mücadele Trt Spor’dan naklen yayınlanacak ve Burhan Felek Spor Salonu’nda oynanacak.

Peki neler izleyeceğiz?Kim kazanacak,kim daha yolun başında altın değerindeki puanlarını rakibine bırakacak?

Bu yıl normal sezonu birinci bitiren ekibin Şampiyonlar Ligi’ne gitmeyi garantilemesi kuralıyla alınan her bir sayının bile önemi kat be kat arttı. 22 maçta rakiplerine puanlarca fark atmanın tek getirisinin az çok tahmin edilen son dörtte misal Fenerbahçe değil de Galatasaray’la eşleşmek olması zaten az kalan ve motive etmekten uzak bir durumdu. Ki geçen sezon bunu Vakıfbank’ın elenmesiyle çok net gördük. Bu seviyede hangi takımla oynasanız oynayın eşleşme her türlü sonuca açık oluyor. Ayrıca kazanmanın tek hedef olduğu maçların seyir zevki de her zaman diğerlerine göre daha yüksek.

Bugün sahada kadro olarak hemen hemen hiç değişmemiş bir Eczacıbaşı ve sistem olarak değilse de isim olarak nerdeyse baştan yaratılmış bir Galatasaray izleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl Ruseva’nın da yedek olduğunu düşünürsek ilk altıda Gamze ve Aslı dışında sürekli oynamış kimse yok. Eczacıbaşı’nda ise kadro beklenildiği gibi olursa Büşra,Hande,Larson,Ognjenovic ve Boskovic tıpkı geçen sezonki gibi sahada yerlerini alacaklar. Bu iki takımın mücadelesini bu kadar merak edilir kılan çok şey varsa da ana etken tabii ki Eczacıbaşı’ndan Galatasaray’a transfer olan Neslihan-Kosheleva duo’su olacak.

Galatasaray geçtiğimiz sezon Vakıfbank’ı eleyerek aldığı Şampiyonlar Ligi vizesiyle,bu arenaya yakışan bir kadro kurup taraftarın beklentilerini karşılamış oldu. Sarı Kırmızılılar Cansu Çetin,Buse Kayacan gibi yerli genç-tecrübeli sınıfından oyuncuların yanı sıra Neslihan Demir,Dobriana Rabadzhieva ve Tatiana Kosheleva gibi üç ayrı “ismi” kadrosuna kattı.

Lige ikide iki yaparak –çok da zorlanmadan- başlayan Galatasaray’ın yeni iskeletinin pozitif yanlarından biri henüz yolun başında oluşan arkadaşlık olgusu olabilir. Takımın sinerjisiyle yaptıkları beklenmedik işler bu sezon otoriteler için muhtemel sonlara dönüştü. 3,4 ve 5. Haftalarda Eczacıbaşı-Vakıfbank-Fenerbahçe fikstürünü izleyecek olmayı avantaja çevirebilmek isteyeceklerdir çünkü bu;diğer alışıldık üçlünün arasında var olduklarını ispatlamak için iyi bir fırsat olabilir.

Galatasaray’ın geride bıraktığı hazırlık turnuvası ve iki maça bakarsak Kosheleva hücum konusunda bekleneni veriyor,yeri geliyor blok üstü değil adeta balkondan top öldürüyor fakat manşetten ne kadar uzak durursa o kadar yararlı olacaktır. Geçtiğimiz sezon bildiğimiz oyununun çok uzağında kalan Rus yıldız,yaz sezonunda Milli Takım’la oynadığı maçlarda smaçör olmasına rağmen servis karşılamadan tamamladığı maçları oynadı. Bu durumda Rabadzhieva’ya,Buse’ye ve sürekli oyunun içinde olması beklenen Cansu’ya çok iş düşüyor. Neslihan’ın henüz tamamen iyileşmediğini varsayarsak kilit anlarda topun gideceği adres Kosheleva.Karşısında eski takım arkadaşları varken,onları şaşırtmak;defans kurgularını yanıltmak için gereken ise her zamankinden biraz daha fazla.

Geçtiğimiz yıl bir dönem Şampiyonlar Ligi’nin en iyi manşetçisi olan Rabadzhieva ve Bulgar Milli Takımı’yla harikalar yaratan Ruseva’nın performansları ibrenin yönünü belirleyecek bir diğer faktör. Bu kadronun yapabileceklerini göstermek, hakkını vermek isteyen bir Galatasaray rakibine zorluk çıkarmak için tüm kozlarını oynayacaktır. Şampiyonlar Ligi’ne ev sahipliği yapması beklenen Sarı Kırmızılılar için bu sezon diğerlerinden çok daha farklı,bu maçları kazanmak özgüven ve yarışta var olduğunu ilan etmek adına oldukça önemli.

Tüm bu işlerin yönetiminde ise pasör Gamze’ye büyük iş düşüyor.Bu sezon Koshe’nin istediği pası alması,Ruseva’ya skorer oyununu yansıtacak uyumu sağlaması ve yer yer bozuk gelmesi muhtemel manşetlerin ezbere değil adrese gitmesi Galatasaray’ın kaderini belirleyecek faktörlerden olacak. Henüz sezonun başında konuşmak doğru olmasa da,takip eden fikstüre bakıldığında ilk ciddi sınavlarını yarın verecek Galatasaray;iyi başlayıp iyi devam etmek için önemli bir maça çıkıyor.

Eczacıbaşı cephesinde ise Motta rüzgarıyla gelen gençlik aşısı hissediliyor. Beyza Arıcı,Ezgi Dilik,Meliha İsmailoğlu,Hande Baladın gibi bir çırpıda söylenen bu isimlerin Türk Voleybolunun gelecek on yılında önemli yer kaplaması bekleniyor.

Beşiktaş ve Beylikdüzü maçlarında sıkça yer bulan genç jenerasyona Amerikalı ikilinin ve Ognjenovic’in ansiklopedilik tecrübeleri,Boskovic’in Milli Takımdan beri esip kavuran fırtınası eklenince Eczacıbaşı merak edilen bir ekip haline dönüşüyor. Aslına bakıldığında geçtiğimiz sezon başında beş kupaya aday gösterilen kadrodan çok da uzak değiller ama bu sezon hala o beklenmedik sonun tedirginliğiyle çoğunluk onları favori olarak nitelendiremiyor. Yine de Türk voleyboluna hem A Milli hem altyapı kategorilerinde belki de en güzel günlerini yaşatan bir teknik adamın çalıştırdığı hiçbir takımı hafife almak doğru olmaz.

Geçtiğimiz yıl beklenmedik bir başka sonla Türkiye dördüncüsü olan Eczacıbaşı bu sezon Cev Kupası’nda oynayacak ve muhtemel rakipleri erken turlarda iki İtalyan ekibi Pomi ve Yamamay olacak. Kupanın favorisi olan Turuncu Beyazlılar’da hedef bu eşleşmelerden ötürü hızlıca form tutup yeni bir sayfa açmak ve tabii ki aşina olduğu Devler Ligi Arenası’na geri dönmek.

Larson’un takımın en iyi manşetçisi ve arka alanı toparlayıcı konumunda gözü kapalı güvenilecek bir ismi olduğunu varsayınca Meliha,Hande ve Güldeniz üçlüsü diğer dört numara pozisyonunda sürekli oynayacak gibi duruyor. Rachel Adams ve Ognjenovic tercihi ise oyun varyasyonunu değiştirecek önemli bir detay. Şayet Adams süre bulduğunda oldukça skorer ama Ognjenovic’in oyun görüşü de teraziyi oynatacak bir fark. Motta’nın kadro tercihlerini tahmin etmenin kolay olmayacağını henüz geride bıraktığımız iki maçta gördük.

Beşiktaş’ı yenmek sağlam bir başlangıç yapmak için önemliydi fakat asıl bu maç gövde gösterisine sahne olacak. Ayrıca İdman Ocağı ve Çanakkale’deki performansıyla göz doldurup büyüklerin arenasına adım atan Beyza Arıcı’nın performansı da merak konusu. Geniş rotasyon her zaman çok büyük avantaj.

Takımın handikapı ise Boskovic’in durdurulduğu anda defansif bir kadroya dönüşecek olması. Güldeniz ve Larson’la arka alanda rahat olacakları ortada fakat geçtiğimiz sezon Neslihan ve Kosheleva’nın yürüttüğü “power” smaçörlük konumunda bu ikili kadar katkı sağlayacak oyunculara ihtiyaç var.Meliha ve Hande’nin rekabeti ve performansı bu kilidin açılıp açılamayacağını uzun dönemde gösterecek.

Yüksek bir takım olan Sarı Kırmızılıların işini kolaylaşması için iyi servis atıp oyunu tek köşeye hapsetmesi;Eczacıbaşı’nın ise sürekli top çıkartıp rakibi yorması veya Kosheleva’yı 20-25 servis karşılamaya mahkum edip onun oyundan düşmesini sağlaması taktiksel açıdan önemli.

Büyük çekişmeye sahne olması; beş sete uzaması ve kulüp sezonuna neden hasret olduğumuzu hatırlatması istenen derbide kağıt üstünde beklenenler bunlar olsa da,maç sahada kazanılıyor her zaman. Sezonun ilk yenilgisini alan taraf kim olacak,saatler sonra öğreneceğiz…

İlgili Haberler

5 sette Beşiktaş

admin

Seramiksan düşüşte

admin

Sultanlar ve Efeler Ligi’nde Baraj Etapları’nın tarihleri ve yerleri belli oldu

admin

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Ediyorum Devamını Oku...

Gizlilik & Çerez Politikası