Banu Can Schürmann: Hayattan zevk almaya bu kulüple başladım

VakıfBank Kadın Voleybol Takımı Genel Menajeri Banu Can Schürmann, Fanatik Youtube’un sorularını yanıtladı.

Deneyimli yöneticinin açıklamalarından bazı satır başları şöyle;

“VakıfBank artık kazanmaya alışmış bir takım. Bu kültürün temelindeyse bir Giovanni Guidetti efekti var. Giovanni’nin her sezon başında, sanki kulüpteki ilk sezonuymuş gibi verdiği inanılmaz bir motivasyon ve çalışma azmi var. Bu kulüpte bir kültür var. Ve yeni gelen sporcuların da, eski sporcularla birlikte bu kültüre adapte olması var. Biz oyuncularımızı da seçerken, mutlaka onların kişisel arka planlarına, daha önceki kulüplerindeki yaşanmışlıklarına ve sportif performanslarının dışındaki sosyal hayatlarına da özen göstererek kulübümüze dahil etmeye gayret ediyoruz.”

Diğer kulüplerin VakıfBank’tan kopyalayamacağı şey sizce ne?

“Güzel bir soru. Herkes, herkesi kopyalayabilir. herkes herkesin yaptığını yapmaya çalışabilir. Ama bazen de yapamaz. Bunun bence en içsel sebebi, VakıfBank temel kültürüne ve karakterine uygun oyunculara dahil etmesi. Gelen oyuncularla yaptığımız ilk toplantımızda söylediğimiz şey şu ‘Kulübümüz hepimizin üzerinde.’ Kulüp burada her zaman var, oyuncular, yöneticiler ise gelir ve giderler. Takım başarısı ise hep sabit. Burada da bence dediğim gibi gelen oyuncunun da içerideki aidiyet kültürüne adapte olmasıyla hiçbir şeyi değiştirmeden, doğru bildiğimiz her şeyi tekrar etme hususuyla yapıyoruz. Bunun da kopyalanabilmesi için önce altyapının başarılı bir şekilde oturtulması gerekiyor. Ki biz, altyapılarımızla birlikte bu bina içerisinde çalışıyoruz. Altyapı oyuncularımız da yan salondan gelip, bu salondaki antrenmanı izleyebiliyorlar. Bu salon herkese açık. Onlarda ablalarını görerek, A takıma çıktıklarına bu kültürü devam ettirebiliyorlar”

“Giovanni’nin sabit bir 6’sı yok. Bunu oyuncular bile maçtan önceki antrenmana ya da maça çıkana kadar bilmezler. Çok rotasyonlu kurar takımını. Kimse ‘o daha fazla oynadı, ben daha az oynadım’ gibi fikirlere kapılmıyor. Benden önceki yöneticilerle de konuştuğum da, o zamanlarda da böyle olduğunu söylüyorlar. Burada 4’üncü yılım, VakıfBank’ın 40’ıncı yılı. Motto şu: Burada takım kazanır. Biz de dışarıda olduğu zaman rahatsız olmayacak, sahada yer almadığı zaman küsmeyecek, antrenmanlar da performansının en yüksek seviyeisni sergileyecek oyuncularla çalışmaya çalışıyoruz.”

“Bir kupa alıyoruz. Kutladık, bitti. Sanki o kupa hiç alınmamış gibi orası unutulacak ve herkes tekrar sıfırdan bir sonraki maça odaklanacak ya da bir sonraki kupaya. Bizim için en önemli maç, bir sonraki maç. Hep bu motivasyonla ilerliyoruz.”
“Giovanni, çok çalışkan ve voleybolu çok seven, çok okuyan, çok dinleyen, çok demoktratik bir antrenör. Ekibiyle, oyuncusuyla, yöneticisiyle ortak kalan bir antrenör ve hiçbir zaman ‘ben’ diyen bir antrenör değil. Giovanni’nin en büyük farkı da çok mütevazı olması ve hep aç olması. Kendisine sorduğumuzda, kendisi bile kaç kupası olduğunu bilmez. Bugün sorun, yine bilmez. Giovanni için hep ilerisi, hep ilerisi…”

Bir günlüğüne bu takımın bir oyuncusu olsanız, kimin yerine oynamak istersiniz?

“Ben oyunculuk dönemimde pasördüm. Bu yüzden şu an Cansu’ya çıkartmam lazım. Cansu’yla (Özbay) oynamak isterdim ama malesef ben pasör olduğum için Cansu’yla oynayamazdım. Cansu’yu çıkardıktan sonra, hepsi benim için çok değerli. Giovanni’nin uygun gördüğü her ekiple oynamak isterdim. Seçim yapamıyorum. Ama ben de Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan Tijana’sıyla, Berka’sıyla, Zehra’sıyla, Marina’sıyla aynı takımda olmak isterdim.”

VakıfBank sizin için ne ifade ediyor?

“Çok klasik demeyecekseniz, bugün buradaki herkese sorsanız da aynu şeyi der, bence VakıfBank ‘aile’ demek. Ben buraya gelirken çok özel sebeplerle geldim. Buradaki kız çocuklarının hepsi benim birer evladım oldu. Ben bir evladımı kaybettim. Onu kaybettikten sonra buraya geldim. Tekrar hayata döndüm ve hayattan zevk almaya VakıfBank Spor Kulübü’yle başladım. Bir tane oğlum ve onun dışında da VakıfBank’la birlikte, onlarca kız çocuğum var. Bu yüzden VakıfBank gerçekten de benim için bir aile oldu.”

İlgili Haberler

Mehmet Akif Üstündağ: Tokyo’da hedefimiz madalya

admin

Uyuşturucuya karşı spor

admin

Berra Eren: Desteklerinizi bekliyoruz

admin

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Ediyorum Devamını Oku...

Gizlilik & Çerez Politikası