Galatasaray Daikin’in milli pasör çaprazı Alexia Carutasu, CEV Kupası zaferini ve Voluntari maçı sonrası yaşadıklarını anlattı. GS Plus’a açıklamalarda bulunan yıldız isim, babasının elinden MVP ödülünü alan Carutasu, gözyaşlarını tutamadığını itiraf etti.
Ailen tam anlamıyla bir basketbol ekolü; annen, baban ve kardeşin bu branşta. Ancak sen deden sayesinde voleybola yöneldin. Voleybola başlangıç hikayeni senden dinleyebilir miyiz?
Evet, tüm ailem basketbol oynuyor sadece teyzem ve dedem voleybol ile ilgileniyor. Küçükken dedemin voleybol maçlarına giderdim ama oynamaya çekiniyordum; ta ki bir gün başlayıp bir daha bırakmayana kadar. 4 yıl voleybol oynadıktan sonra ailemin basketbol kulübü nedeniyle bir basketbol kampına gittim. O kampta antrenman yapıp maçlara çıktım ve sonunda bana MVP ödülü verdiler. Tüm basketbolcuların arasında voleybol oynayan tek kişi bendim. Oraya sadece eğlenmek, annem, babam ve kardeşimle birlikte olmak için gitmiştim. Herkes MVP olmak için isimlerinin okunmasını bekliyordu ama koçlar MVP olarak beni seçti, ben dahil kimse bunu beklemiyordu. Bu ödülü kazandıktan sonra voleybolu bırakıp sadece basketbol oynamak istedim ama kendime “Voleybol için şimdiye kadar yaptıklarımı mahvetmek ve basketbol oynamaya başlamak istemiyorum” dedim ama galiba doğru seçimi yapmışım. Ailem yüzünden basketbolu her zaman seveceğim, o da benim bir parçam.
Sezon başından beri Galatasaray Daikin olarak tek odak noktanız CEV Kupası’ydı ve bunu başardınız. Galatasaray tarihine geçen bu kadronun en önemli parçalarından biri olmak sana neler hissettiriyor?
CEV Kupası’nı kazandığımız için gerçekten çok mutluyum; bu, yapamadığımız Türkiye Ligi’nde ilk 4’e girmekle birlikte en büyük hedeflerimizden biriydi. Ancak gerçekten zorlu bir sezonun ardından, bir takım olarak olgunlaşabildiğimiz ve geriye kalan tek hedefimizi gerçekleştirebildiğimiz için memnunum. Koleksiyonumda eksik olan bu kupayı havaya kaldırmak ve Galatasaray için tarih yazmak muhteşem bir duyguydu.
Voluntari 2005 maçı sonrası finale çıkışınızı kutlarken MVP ödülünü babanın ellerinden almak çok duygusal bir andı. Sahada profesyonel bir sporcu, kürsüde ise bir evlat olarak o an neler hissettin?
Bu an hem benim hem de onun için gerçekten çok duygusal bir andı! MVP’nin açıklanmasından önce, konuşmacı “voleybolun bir kızı ve babasını bir araya getirdiğini” anlatan çok güzel bir hikaye paylaştı; bu da o anı daha da özel hale getirdi. Onu gördüğümde ve konuşmacının bu hikayeyi anlattığını duyduğumda ağlamaya başladım çünkü konu ailem olduğunda çok duygulanabiliyorum. Baba-kız olarak uzun uzun sarıldık. Görüntülerden, bunun bizim ve diğer herkes için ne kadar güzel ve duygusal bir an olduğunu anlayabilirsiniz.
Erkek kardeşim Darius hakkında konuşalım biraz. Sporcu bir ailenin A Milli takımda süre alan iki kardeşisiniz. Bize biraz abla olan Alexia nasıl biri onu anlatır mısın?
Herkes için ben Ale’yim; biri bana abla dediğinde kendimi yaşlı hissediyorum. Darius gibi bir kardeşe sahip olmak ve ikimizin de Türkiye Milli Takımı’nda oynaması büyük bir ayrıcalık. Ayrıca, insanların Darius’u ne kadar takdir ettiğini gördüğümde hissettiğim duygu, abla olarak herkesin yaşamak isteyeceği bir duygu! Kardeşimle küçüklüğümüzden beri çok iyi bir ilişkimiz var. Türkiye’ye ilk geldiğimde onu ve ailemi çok özlemiştim, sadece büyükannemle yaşıyordum ve ne zaman ziyaret etseler, evin içinde top oynarken çıkardığımız ses yüzünden komşularımızı deli ediyorduk. Ailem ve kardeşim de İstanbul’a taşındıktan sonra her şey bizim için çok daha kolay hale geldi ama komşularımız için değil.
Bugünkü 4 Avrupa kupalı ve CEV Cup sayı kraliçesi Alexia olarak, voleybola ilk başladığında dedesinin elini tutan o küçük kıza bir cümle söyleme şansın olsa, ona ne fısıldardın?
Eskiden olduğum o küçük kıza bir şey söyleyecek olsam, şunu derdim: Başardın; ne kadar zor olsa da hâlâ çabalıyor ve kendinden en iyisini ortaya çıkarmak için gayret ediyorsun. Olduğun kızla gurur duyuyorum ama hâlâ yapman gerekenler var, o yüzden pes etme!
Taraftarlar sizi hiç yalnız bırakmıyor ama Final maçındaki ve RAMS Park’taki kutlamalar için “Unutulmaz bir gün” dedin. On binlerce taraftarın önünde o kupayı kaldırmak, sahadaki atmosferden farklı olarak sana ne hissettirdi?
Final maçı inanılmazdı; Burhan Felek’in tamamen dolmuş olmasıyla oynamak büyük bir zevkti. Taraftarlarımız maç boyunca hiç susmadılar, bu da o kupayı kazanmak için daha da fazla çabalamamızı sağladı. RAMS Park’a gittiğimizde, asla unutmayacağım bir gurur duygusu hissettim. Taraftarlar, yaptıklarımızdan dolayı takdir edildiğimizi ve onların desteğine sahip olduğumuzu bize hissettirdiler, stadyumda bizim için tezahürat ettiklerini duymak gerçekten muhteşemdi.
Sende muazzam bir pasör çaprazı yeteneği var; ancak bir günlüğüne başka bir pozisyonda oynama şansın olsaydı, hangisini seçip o zorluğu deneyimlemek isterdin?
Bu sezon smaçör olarak oynamak zorunda kaldım, bu da kendi pozisyonumu ne kadar rahat oynayabileceğimi anlamamı sağladı. Servis karşılama konusunda kendime baskı yapıyordum ama görünüşe göre servis karşılama, köşe oynamakla ilgili en kolay kısımmış. Smaçör dışında bir pozisyon seçmem gerekseydi, muhtemelen pasör olurdum.
Herkes seni sahadaki hırslı ve skorer kimliğinle tanıyor. Peki, voleybol formanı çıkardığında Alexia aslında nasıl biridir? Hobilerin veya kimsenin bilmediği gizli bir yeteneğin var mı?
Tatile çıktığımda ortaya çıkan gizli yeteneğim şu: Alışveriş yaparken yemek yemeyi unutuyorum ve tek istediğim her yeri gezip alışveriş yapmak oluyor. Ailemle vakit geçirmeyi; onlarla yeni şehirleri ve ülkeleri gezmeyi, her şeyi onlarla birlikte yapmayı seviyorum. Özellikle de bizim “ilginç” oyunlarımızı oynamayı çok seviyorum.
Türk vatandaşlığına geçiş sürecin ve milli takım potansiyelin hep konuşuluyor. Kariyerinin bu yeni döneminde, bireysel olarak voleybol dünyasında bırakmak istediğin en büyük miras nedir?
İnsanların beni, ilginç ve akıllı bir oyun sergileyen pasör çaprazı olarak hatırlamasını isterim. Bu beni gerçekten mutlu eder.
Ailen basketbolcu olduğu için sormak istiyorum; voleybol kariyerin bittiğinde, bir gün hobi olarak bile olsa basketbol forması giyip ailenle bir ‘Showtime’ maçı yapma hayalin var mı? Yoksa basketbol senin için sadece izlenen bir spor mu kalacak?
O maçı çok isterim; bizim için gerçekten güzel ve eğlenceli olabilir çünkü ailemizin tüm üyeleri voleybol ya da basketbol oynadı; hepimiz bu iki sporu da yapma yeteneğine sahibiz, bu yüzden bizim şov maçımızı izlemek gerçekten ilginç olabilir. Basketbol izlemeyi çok seviyorum ama bu, bizim bir maç düzenlememizle ilgili yeni bir fikir, kesinlikle eğlenceli olacak.
Bu yıl müzik listelerinde en çok hangi Türkçe şarkı çaldı? Türkiye’ye ve Türk kültürüne bu kadar hızlı adapte olmanı sağlayan en sevdiğin şarkı hangisi?
Türkiye’ye ilk geldiğimde Türk müziği dinlemeyi sevmezdim daha çok pop müziği severim ama şimdi kardeşim, erkek arkadaşım ve takım arkadaşlarımla birlikte her seferinde Türk müziği dinlemek zorunda kalıyorum ve en sevdiklerimden bazıları “Yansıma (Derya Uluğ)”, “Tükendim Ben (Faros&MFK Remix)” “Ben Güzelden Anlarım” (Kenan Doğulu).
