Sırbistan Milli Takımı’nın orta oyuncusu Hena Kurtagic, Jerome Volleyball’da kariyeriyle ilgili soruya cevap verdi. Müslüman bir aileden geldiğini açıklayan Kurtagic, Ramazan ayında oruç tutmasıyla ilgili anıyı anlattı: Sırbistan’da küçük bir şehirden ve Müslüman bir aileden geliyorum. Ailem sporla profesyonel olarak uğraşmaya alışkın değildi. İlkokuldaydım ve öncelik okuldaydı, sporda değil. Hiçbir spor yapmamıştım. Sonra bir an geldi; daha iyi not almak için bir şey oynamam, bir aktivite yapmam gerekti. “Ben kadınım, oynayamam” gibi düşünüyordum.
‘MİLLİ TAKIMA SEÇTİLER, ÇOK ÇILGINCAYDI’
Basketbol çok temaslıydı, bana göre değildi. Tenis, diğer bireysel sporlar da bana göre değildi. Evime 2-3 dakika mesafede bir voleybol takımı olduğunu öğrendim. “Yakın ve gidip gelebilirim” dedim. Ve sonra her şey puzzle parçaları gibi birleşti. O kadar hızlı oldu ki… 1 ay sonra genç milli takım -U15, U16- ilk kez şehrime geldi ve uzun boylu olduğum için beni de milli takım hazırlığı için seçtiler. Bu çok çılgıncaydı. Bir pozisyonum, hiçbir şeyim yoktu. Böyle başladım. Tabii ki o zamanlar çok kötüydüm. Sonra voleybolu sevmeye başladım ve hiç tanışamayacağım insanlarla tanıştım. Çok iyi bir koçum vardı, onunla gece gündüz çalıştık.
‘RAMAZAN’DA ANTRENMAN YAPABİLİRSİN AMA ZOR’
Biz Müslümanların, Ramazan gibi bayramları var. Ramazan, güneş doğduğundan battığı ana kadar neredeyse tüm gün oruç tutmak demek; yani yemek yok, içecek yok, su yok, hiçbir şey yok. Ve o dönemde antrenman da yapamazsınız. Güneş battığında yemek yiyebiliyorsun. Antrenman yapabilirsin ama zor. Biraz suya ihtiyacın var en azından.
‘ORUÇKEN HER ŞEYİ YİYEBİLECEĞİNİ ZANNEDİYORSUN’
Gün içinde antrenman yapmıyorduk. Okul da bilmiyorum, tatil ya da benzeri bir şeydeydi, hatırlamıyorum. Ama yemek yemeye başladığın an çok aç oluyorsun ve çok yiyebileceğini sanıyorsun ama çok yiyemiyorsun. Yemeğimi yiyip hemen antrenmana gidiyordum ve her şey birbirine karışıyordu. Bir gün koşu yaptıktan sonra voleybol oynarken bir noktada “kusmak istiyorum, artık yapamıyorum” dediğimi hatırlıyorum. Antrenmandan sonra tamamen bitmiştim.
“VOLEYBOLU SEÇTİĞİM İÇİN MUTLUYUM”
Şimdi geriye dönüp baktığımda çok güzel anılar olarak görüyorum. Ve bu yolu seçtiğim için mutluyum çünkü başka bir şeyi de seçebilirdim, onu da sevebilirdim ama voleybolu sevdiğim kadar değil.
“MARKOVA’YI DURDURMAK İMKANSIZ”
“Bloklaması en zor hücumcu kim?” sorusuna Hena Kurtagic şu yanıtı verdi: Bir pasör çaprazı söylemeyeceğim. Marina Markova diyeceğim çünkü onu durdurmak imkansız. Ona atılan top gökyüzüne kadar yükselen bir top olsa bile… O inanılmaz. Başka bir gezegenden gelmiş gibi, inanılmaz iyi. Vurduğu açılar, müthiş bir smaçör, gerçekten müthiş. Yani eğer 4 numarada o, 2 numarada Tijana varsa… Rakibe bol şans. Blok oturmuş olsa bile onlar o kadar yükseğe sıçrıyor ki blok etkisiz kalıyor. O gerçekten çok iyi, hem atletik hem de voleybolda çok yetenekli; yani teknik olarak da iyi bir oyuncu.
“GABİ İNANILMAZ BİR SPORCU”
Gabi çok profesyonel ve gerçekten inanılmaz bir sporcu. Yaşam tarzını, konuşmasını görüyorsunuz; her açıdan tam bir profesyonel. Bir sporcu olarak bunu görüyorsun ve diğer sporculara da saygı duyuyorsun ama özellikle ona daha fazla saygı duyuyorsun. Çünkü çok disiplinli; yaptığı her şeyde, yaşam tarzı ve alışkanlıklarında bunu görebiliyorsun. Şimdilerde sosyal hayatına ve kendi yaşamına dair biraz daha fazla paylaşım yapıyor. Bu sayede nasıl uyandığını, nasıl beslendiğini ve nasıl dinlenip iyileştiğini daha yakından görme fırsatınız oluyor. İşte tüm bu yüzden o; en, en, en tepede
