Fenerbahçe ile ismi transfer dedikodularına karışan Brezilyalı voleybolcu Julia Kudiess verdiği röportajda Eda Erdem Dündar hayranlığını açıkladı.
EDA ERDEM’İN HAYRANIYIM
Yabancı orta oyunculardan kimi örnek alıyorsun?
“Dürüst olmak gerekirse ben Brezilyalı orta oyuncuları örnek alıyorum. Ama Fahr’ı gerçekten çok beğeniyorum. Özellikle hücumda aldığı topları çok etkili kullanıyor. Benim de hücumum iyi ama tabii ki çok daha iyi olabilir. Hayran olduğum oyunculardan biri, Fahr’ın hücumları gerçekten çok etkili. O yüzden onun oradaki oyununu çok beğeniyorum.
Fenerbahçeli Eda’ya sahip olduğu hikayesinden dolayı hayranım; Fener’de inşa ettiği her şeyden dolayı onu inanılmaz buluyorum.”
EDA VE 40 YAŞ ÖRNEĞİ
Eda’nın Fenerbahçe’de iki sezon daha oynayacak ve 40 yaşında kariyerini bitirecek gibi. Buradan bir detay paylaşayım: “40” konuşulunca sen “40 çok uzak, o yaşta ne yaparım bilmiyorum” demiştin. Sen kariyerini nasıl planlıyorsun?
“Ben voleybol oynamayı seviyorum ama bir gün ‘Ben bunu yaparken mutlu değilim’ dediğim an, biliyorum ki artık voleybol oynamayacağım. Çok rasyonel bir düşünce gibi ama herkese söylediğim şey bu. Oynamayı seviyorum, evet; ama hayatımda başka hayallerim de var: aileme yakın olmak, aile işini yürütmek, bir aile kurmak…
Yani ben oynamayı seviyorum ama bunun benim diğer hayallerimle birlikte ne zamana kadar anlamlı olacağını bilmiyorum. ’40 yaş’ deyince ‘Aman Tanrım, 40 yaşında voleybol’ diyorum; ama eğer o zamana kadar mutluysam devam ederim.
Ama bir noktada ‘Tamam, ağır gelmeye başladı; başka bir şey yaşamak istiyorum’ diyeceğimi de düşünüyorum. O yüzden süre koymayı sevmiyorum; yoksa ‘Aman Tanrım, sadece iki yıl kaldı’ diye yaşarsın. Sakatlığım ve o süreç bana şunu da öğretti: geleceği öngöremezsin.
Süre koymayı sevmiyorum, ama bir gün ne yapacağıma karar vermem gerekecek. Şu an voleybol oynarken çok mutluyum. Ne zaman bırakırım gibi bir tahminim yok. Daha çok şey kazanmak istiyorum; Olimpiyat’a gitmek istiyorum, çok hedefim var ve bunu yapmayı seviyorum. ”
TÜRKİYE’DE OYNAMAK ÇILGINCA OLACAKTI
Türkiye’ye karşı oynamak artık farklı bir şey mi, yoksa bu sadece voleybol severlerin bir abartısı mı?
“Ah, hiç sorma! Hala son maçın acısını çekiyorum çünkü son maç öncesi ısınırken ‘Bugün oynamak çok keyifli olacak’ demiştim çünkü orada Türkiye’de oynamak çılgınca olacaktı ama sakatlandım. Yine de kenardayken bile çok keyif aldım, harika bir maç çıkardık. ”
GABİ DOĞUŞTAN BİR LİDER
“Gabi ne ekerse onu biçiyor. Milli takımda benim için çok yakın bir arkadaş oldu, içeride harika paylaşımlarımız oldu ve o gerçek bir ilham kaynağı.
Şunu söyleyebilirim ki; bazen idolleriniz olur ama onlarla tanıştığınızda karakterleri ya da saha dışında göremediğiniz şeyler yüzünden hayal kırıklığına uğrarsınız. Onu sahada oynarken görürsünüz ama dışarıda o kadar iyi bir insan olmayabilir. Ama Gabi… Onu tanıdıkça, her geçen gün “Tanrım, o çok… o çok inanılmaz” diyorsunuz.
Gabi hem saha içinde hem saha dışında harika biri. O, doğuştan bir lider. Havuzda dinlendiğimiz anlarda bile Gabi sürekli konuşur; neleri daha iyi yapabileceğimizi, nasıl daha fazla liderlik getirebileceğimizi ve her birimizin takımı nasıl biraz daha yukarı çekebileceğini tartışır.
Bu yüzden onunla oynama fırsatına sahip olmak çok güzel. Zirvede olan, dünyanın en iyisi olan birine sahipsiniz ve ‘Tamam, oraya ulaşmak için bunları yapmış’ diyebiliyorsunuz. Elbette herkesin kendi yolu vardır ama onun orada olması size bir ilham kaynağı oluyor. Onu çok seviyorum; hem oyuncu hem de insan olarak ona büyük hayranlık duyuyorum.”
